Haber
Menderes Havzası'na Enerji Vadisi Projesi

Türkiye son yıllarda doğalgaz ve petrolde yaptığı anlaşmalarla dünyada bir enerji köprüsüne dönüştü. Buna rağmen yenilenebilir enerji kaynaklarında kendi öz kaynaklarını kullanmadığı için her yıl doğalgaz ve petrole 40-50 milyar dolar ödüyor. Dünyanın en önemli jeotermal kuşaklarından birisi olan Büyük Menderes Havzası yenilebilir enerji kaynakları olan jeotermal, güneş ve rüzgâr enerjisi bakımından Türkiye`nin en zengin alanını oluşturuyor.



Jeotermal, jeoloji ve hidrojeoloji uzmanı olan Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şakir Şimşek, dünyanın sadece yüzde 5`lik bir bölümünde, ekonomik değerde jeotermal potansiyel olduğunu, Türkiye`nin bu yüzde 5`in içinde yer almasına rağmen bunu yeterince değerlendiremediğini söylüyor. Pamukkale Üniversitesi (PAÜ) Rektörü Prof. Dr. Fazıl Necdet Ardıç, bölgenin özellikle yenilenebilir enerji potansiyelinden dolayı bir ` Enerji Vadisi` şeklinde değerlendirilebilmesi için projeler hazırladıklarını söyledi. Ardıç, "Üniversite temiz enerjide de jeotermal, güneş enerjisi ve ısı transferi konularında çalışan üç grubumuz var. Gruplarımız yerel yönetim ve Enerji Bakanlığı`na bağlı kurumlarla değerlendirip projeler hazırlıyor. Şu anda yürüyen TÜBITAK projelerimiz var. Aynı zamanda bir çok şirkette bu bölgeye yatırımla yapı-yor. Teknoparkın bir kısmını enerji konusunda Ar-Ge`ye ayırmayı düşünüyoruz. Enerjinin Türkiye`nin geleceği olduğuna inanıyoruz." diye konuştu. PAÜ Temiz Enerji Evi Müdürü Doç. Dr. Harun Kemal Öztürk, bölgenin "Menderes Enerji Vadisi" adıyla hazırladıkları projeyi hükümete üniversite kanalıyla sunacaklarını bildirdi. Türkiye`nin jeotermal potansiyelinin yüzde 90`ının bulunduğu Büyük Menderes Havzası`nın özel bir teşvik kanunuyla da desteklenmesi halinde, ABD`de Silikon Vadisi`ne benzer şekilde Türkiye`nin `Enerji Vadisi`ne dönüşeceğini ifade eden Öztürk, "Biz bölgenin `Menderes Enerji Vadisi` adıyla organize sanayi bölgesi modeline benzer bir şekilde yapılanmasını, Denizli, Aydın, Manisa illerinde jeotermal, Antalya ve Muğla`da güneş, Izmir, Çanakkale ve Balıkesir`de de rüzgâr enerjisinin ön plana çıkarılması için proje hazırlıyoruz. Bunun uygulanması halinde bölgede sosyal ve ekonomik alanlarda kalkınma sağlayacak ve büyük istihdam alanları oluşacaktır." diyor.


Üniversitenin bölgeyi bir Enerji Vadisi`ne dönüştürecek projeyi yörede yatırım yapan büyük şirketlerde destekliyor. Ahmet Nuri Erikoğlu Holding A.Ş. Iş Geliştirme ve Yatırımlar Yöneticisi nükleer enerji mühendisi Serdar Ekiz, hükümetin sahiplenmesi halinde holding olarak her türlü desteği vermeye hazır olduklarını bildirdi. Zorlu Enerji, Denizli`nin Sarayköy ilçesinde Türkiye`nin en büyük jeotermal santrali yapmak için çalışmalarını sürdürüyor. Zorlu Endüstriyel Genel Müdür Yardımcısı Ali Kındap, jeotermal enerji alanında Türkiye`de teknoloji ve yetişmiş, deneyimli insan kaynakları eksikliklerinin olmasının yatırımların önünde önemli bir engel oluşturduğunu kaydetti. Kındap, "Bu alanda özel teknik ekipmanlar yurtiçinden temin edilemeyip yurtdışından alınıyor. Bunların yurtdışından ithal edilmesi uzun süreler alabiliyor ve yatırımcının zaman kaybetmesine neden oluyor." diye konuşuyor.



Menderes Havzası`nda son yılarda Türkiye`nin önde gelen firmaları enerji sektöründe milyonlarca dolarlık yatırımlar yapmaya başladı. Ancak yatırımcılar önlerindeki en büyük engelin hala bürokrasi olduğunu vurguluyorlar. Uluslararası Jeotermal Enerji Birliği ve MB Holding Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Balat, havza belirlenmesinde, tahsislerde ve bürokraside inanılmayacak derecede sıkıntılar yaşadıklarını anlattı. Balat, "Yatırım yapmak için yüzlerce yerden imza ve yorum gerekiyor. Manasız ve mantıksız şeyler oluyor. Köy Ihtiyar Heyeti milyonlarca dolarlık jeotermal elektrik santrali yapılıp yapılmayacağına karar veriyor. O reddederse olmuyor. Ihtiyar heyeti ne bilsin ülke enerji ihtiyacını? Jeotermalin faydalı yada zararlı olup olmadığını? Birisi kanun yada yönetmeliği hazırlarken `Bunun da onayı alınsın` diye yazmış. Adam geliyor `Beni işe almazsan onaylamam` diyor. Şimdi atla pirincin taşını. Bu şarlar altında nasıl yatırım yapılacak." dedi.



Konutları 20 Yıl Isıtacak Termal Su Boşa Akıyor



Bereket Jeotermal Enerji Üretim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ceyhan Saldanlı ise devlet Denizli Kızıldere`de 20 yıl boyunca 5 bin konutu ısıtacak sera ve termal turizmde kullanılacak jeotermal suyu boşa akıttığını söyledi. Saldanlı, "Sibirya`dan 20 bin kilometre boru döşeyerek doğalgaz getirmeye çalışıyoruz ancak öz kaynaklarımızı değerlendirmiyoruz. Biz atık suyu değerlendirmek için yatırım yaptık. Sarayköy`de 5 bin adet konutu ısıtıyoruz. Aynı atık sudan yararlanarak 7 MW`lık jeotermal santral kurduk. Yenilenebilir enerjide devlet `Pahalı fiyata enerji alınacak` deniyor ama esasında Türkiye ondan çok daha büyük parayı 40-50 milyar doları dışarı ödüyor." şeklinde konuşuyor.



Dokuz Eylül Üniversitesi Torbalı Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Niyazi Aksoy, uzun yıllardır beklenen Jeoermal Enerji Kanunu`nun ardından jeotermal alana yapılan yatırım ve girişimleri ABD`deki "altına hücum" yıllarına benzetiyor. Aksoy, "Türkiye`nin jeotermal sahaları Alman, Izlandalı ve Italyanlarla doldu. Yasa yetkiyi Il Özel Idarelerine bıraktı buralarda yeterli uzman yok. Öyle ki Aydın`da geçerli kurallar, Denizli`dekinden farklı olabili-yor." dedi.



Selçuk Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Kimya Eğitimi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve nükleer bilimler uzmanı Prof. Dr. Ibrahim Uslu da `Menderes EnerjiVadisi` gibi Türkiye`nin dışa bağımlılığını azaltacak her türlü projeye zaman geçirmeden destek vermesinin şart olduğunu vurguluyor. PAÜ Mühendislik Fakültesi Araştırma Görevlisi Dr. Sinan Kıvrak da Ege ve Akdeniz bölgesinde ortalama olarak 1 metrekarelik alana günlük 5 ila 8 kWh güneş enerjisi düştüğünü belirtiyor. Kıvrak, "Ister ısınma amaçlı olsun isterse elektrik üretme amaçlı olsun güneş enerjisi, gerekli olan ihtiyacı karşılamanın yanında yeni bir kazanç kapısı olacaktır." diye konuşuyor.


Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Necdet Özer, hükümetin her ne kadar kanun çıkarsa da uygulama yönetmeliklerini bürokratlara hazırlattıkları için yatırımcılar engelleri aşamadığını belirtti. Özer, "Bürokratlar bir işi geciktirirse mutlaka hesap verecek bir düzen getirilmelidir. Milyonlarca dolarlık yatırımlar engelleyen mevzuat varsa derhal kaldırılmalı, işlerin hızlı bir şekilde yapılması mutlaka sağlanmalıdır." dedi.


AramaKünyeMedia Kitİletişim

Sektörel Katalog
 

İncelemek İçin Tıklayınız.

Kullanıcı Girişi

  Kullanıcı Adı :   
  Şifre :   
     

[Şifremi Unuttum] [Yeni Üyelik]